DOĞAL İYİLEŞME

En son güncellendiği tarih: 12 Ağu 2020


Bir arabaya veya bir eve sahip olan herkes, sürekli bakım ve onarım yapılmazsa, bunların çok uzun süre sağlam kalmayacağını bilir. Bu bedenlerimiz için de geçerlidir. Aslında, dokularımızın ve organlarımızın çoğunda, yaralanma veya hastalıktan zarar gören dokuları ve organların parçalarını onarabilen veya değiştirebilen yetişkin kök hücreler yaşadığını gösteren kanıtlar vardır. Bu hücreler, “homeostatik bakım” olarak adlandırılan şeyde de önemli bir rol oynamaktadır - yani organlarını yenileyerek seni sürekli sağlık durumunda tutmak.[1]


Hareketliliğini engelleyen hafif veya ileri derece sakatlanmalarla beraber gelen, senin konforunun ve iyi olma halinin merkezde olduğu o rehabilitasyon süreçleri..

Kültür olarak ihtiyacı olan bir yakınımızı ağırlama, yardımcı olma, rahat etmesini sağlama kendiliğinden gerçekleşen genel bir yaklaşımdır. Buna uzun süre ihtiyaç duymak da aynı şekilde, sakatlanan kişi açısından çok sıkıcı, keyifsiz olabilir.


Durup dururken neden böyle bir şey başına geldi? Kendini bol bol suçlarken bulabilirsin. Özellikle de o sakatlanmaya sebep olan kritik hatanı, belki çok hevesli ve dikkatsiz oluşunu tekrar tekrar kafanda video kaydı gibi izleyip çok sinirleniyor olabilirsin. Veya seni başta o duruma, ihmale, dikkatsizliğe, tehlikeye sokan kişileri veya faktörleri yine tekrarlar halinde hatırlayarak moralini bozabilirsin. Neden oldu, nasıl buna izin verdim soruları asla tatmin edici şekilde cevaplanmadan zihninin baş köşesinde oturur.


Bu aşamada uzun süre kendine nazik davranmak, yorulunca dinlenmek, gereken ilgiyi ve ihtiyaçları eksiksiz yerine getirmek mecburi hale gelir, disiplinli olarak kendine iyi bakmak evet biraz zor olsa da toparlanman için gereklidir. Vücudun da sana aslında eninde sonunda bir insan olduğunu hatırlatmaya mecbur hissetmiş olduğundan, karşılaştığı bu hasar karşısında hemen iyileşmeme hakkını kullanmaya da karar verebilir.


“Ben hemen iyileşmek, ayağa kalmak, işime gücüme dönmek istiyorum da neden vücudum bu kadar yavaş iyileşiyor?” sorusuna cevap arıyorsan; “Çok sevdiğin birinin, kendisine zarar verecek bir şeyi tekrarlayacağını bilseydin ne yapardın?” sorusuna yanıt vererek başlayabilirsin.


Vücudunu yöneten sinir sistemin ve içindeki yüksek zeka da elbette senin hayatı doyasıya yaşamanı, sorumluluklarını yerine getirmeni, bir şeyleri başarmanı destekler; bunu istemeseydi sosyal etkileşimden, bir şeyi başarmaktan keyif almazdın, mutlu olmanı sağlayan hormonlar, nörotransmitterlar salgılanmazdı bile.


Ancak hayatta kalmak en büyük hedef olduğu için; gözü karalık, kendini ve ihtiyaçlarını geri plana alıp durman, kendini suçlamaya, üzmene, yükselmeni engellemeye çok meyilliyken sana iyi gelen şeylere de pek mesafeli olman, sana iyi gelecek şeyleri sürekli ertelemen, kendini sürekli birileriyle veya yaptığın şeyleri başka yapılanlarla karşılaştırarak eleştirmen, kendinden önce “yetişmen gereken” şeylerin sürekli olması vücuduna senin bu hasarı, darbeyi, travmayı aldıktan sonra huyunda bir değişiklik veya sıçrama yapmadığın sürece benzer travmaların, darbelerin, hasarların tekrarlanabileceği sinyalini verir.


Aynı zamanda günlük rutinde bünyenin, seni sen yapan fiziksel, zihinsel, ruhsal tüm katmanlarının; kendi içlerinde bir düzenlenme, yapılanma sağlamaya fırsat bulamadığı şeyleri gerçekleştirmeye ancak hareketin kısıtlanınca, ilişkilerin durağanlaşınca fırsat ve imkan bulması da iyileşme sürecini uzatabilecek etmenler arasında olabilir.


Bu durumda daha hızlı iyileşmek için ne yapabilirsin?

Fiziksel ve/ya duygusal darbeleri, hasarları bir şekilde dışarıdan alsak da, tahribatın etkisini çeken, arttıran en büyük faktör kendimiziz. Elbette bu etkiyi tersine çevirmek, iyileşme sürecinde hücrelerinin işini en iyi şekilde yapmasına yardımcı olacağından, iyileşme sürecin ve konforun da kolaylaşır.


Örneğin tendonlar, kas iskelet sisteminde en dayanıklı doku kısmıdır ve sağlıklı bir tendonun stres dayanıklılığı, neredeyse paslanmaz çeliğin yarısına yakın kapasitededir, yani 1 cm2’lik tendon kesiti, 500 ila 1000 kg aralığında ağırlık taşıyabilir. [2]


Tendon iyileşmesi sayısız içsel ve dışsal faktörlerle sınırlıdır. Bunların atlet için “makrotravma” akut rüptür sakatlanma ortamında veya tendinite yol açan tekrarlayan mikrotravmada etkileri vardır. [3]


Tendonların doğal iyileşme süreci, az hücreli (hiposelülar) ve seyrek damarlı (hipovasküler) yapıları nedeniyle yavaştır. Bağ doku sakatlanmasından bir yıl sonra bile, ortaya çıkan dokunun yapısı ve işlevi, hiç zarar görmemiş tendonlardan daha düşük kalır.


Tendon onarımı sırasında hücresel yanıtın düzenlenmesinde çok sayıda biyoaktif molekül bulunmaktadır. Tendon hasarını takiben çeşitli büyüme faktörleri belirgin şekilde yukarı regüle edilir, yani hücreler yüksek etkileşimle katılır ve iyileşme sürecinin birçok aşamasında aktiftir.[4]


Kırmızı kaslar, yani iskelet kası, insan vücut ağırlığının yaklaşık %40'ını oluşturur ve işlevleri arasında duruş, hareketlilik, vücut sıcaklığının düzenlenmesi, enerji depolaması ve yumuşak doku desteği bulunur. İskelet kası olağanüstü rejeneratif yeteneklere sahiptir.


Sağlıklı iskelet dokusunu koruyan bireyler, daha sağlıklı yaşama eğilimindedir, çünkü uygun kas fonksiyonu bağımsızlığın korunmasını ve özerkliğin harekete geçirilmesini sağlar. İskelet kası düşüşünün başlangıcı 30 yaş civarında başlar.


Uydu (myosatellite) hücreleri iskelet kasının rejenerasyonundan, yenilenmesinden sorumludur. İç dengenin kendi kendine düzenlendiği homeostatik koşullar altında geri dönüşümlü, bölünmeyen bir sessizlik durumuna girer. Yaralanmaya yanıt olarak, uydu hücreleri hücre döngüsünü aktive ederek mevcut dokuyu korurken, yeni doğan kas liflerini onarmak ve oluşturmak için de yeni hücreler oluşturur.[5]


Bir hasar oluşumu karşısında iyileşme yanıtı geleneksel olarak üst üste binen üç aşamaya ayrılır:

(1) iltihaplanma,

(2) proliferasyon (çoğalma) / onarım,

(3) yeniden modelleme. [4]


Enflamatuar aşamada, tendon damarlarının yırtılmasını takiben oluşan kan pıhtısı maddelerin salınımını devreye sokar ve istilacı hücreler için bir ön iskele görevi görür. Bağışıklık sisteminden olan enflamatuar hücreler, çevre dokulardan yara bölgesine göç eder.


Proliferatif veya onarıcı faz olarak bilinen ikinci aşama, yaralanma meydana geldikten yaklaşık iki gün sonra başlar. Onarıcı hücreler, içsel tenositler yara bölgesine göç eder ve çoğalmaya başlar. Her iki tenosit kaynağı da hücre dışı bir matrisin meydana gelmesinde ve dolaşım ağının oluşturulmasında önemlidir. İyileşmenin bu erken safhasında, ödem devam eder.


Son olarak, yeniden yapılanma aşaması yaralanmadan genelde 1-2 ay sonra başlar. Tenositler ve kollajen lifleri gerilme stresi yönünde hizalanır. 10 hafta sonra, lifli doku yavaş yavaş tendon dokusuna dönüşür, bu da yıllarca devam eder. [4]



Tüm bu iyileşme sürecinin sağlıklı bir şekilde ilerleyerek seni eski gücüne kavuşturması için uzman doktorların teşhis ve tedavilerine uymak esastır.

Bunun yanında seni hem fiziksel hem de ruhsal olarak bu sıkıntıya sokan duruma hizmet eden içsel huylarını, kendine olan yaklaşımları yeniden hizaya sokmak için bir fırsat olarak da kullanabilirsin. Ve iyileşmene yön verecek sinirsel, zihinsel, duygusal ve tüm bedensel faaliyetlerinle iş birliği yapmak için bir yol haritası öğrenebilirsin.

Bu noktada kendin için ne yapmak istersin?


Kendine özgü bir çalışma istersen Heal&More®'a buradan ulaşabilirsin:






Kaynakça:

[1] https://hsci.harvard.edu/seeds-regeneration

[2] https://www.intechopen.com/books/current-issues-in-sports-and-exercise-medicine/the-physiology-of-sports-injuries-and-repair-processes

[3] https://www.hindawi.com/journals/sci/2012/316281/

[4] https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pmc/articles/PMC4041869

[5] https://royalsocietypublishing.org/doi/10.1098/rsob.200048


175 görüntüleme0 yorum

Son Paylaşımlar

Hepsini Gör